• Eğirdir Akpınar Gazetesi
    Haberler> > O rapor tekrar gündeme geldi

    O rapor tekrar gündeme geldi

    O rapor tekrar gündeme geldi

     

     

    Deprem kuşağı içerisinde yer alan bölgeler arasında yer alan Isparta ilimizle ilgili yapılan bilimsel araştırmalarda, Isparta’nın en yüksek sismik tehlikeli bölgesinin Yalvaç olduğu tespit edilmiş.

    Konuyla ilgili olarak 2016 yılında Sakarya Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada elde edilen sonuçlara göre Isparta’da en yüksek ivme değeri 0.47-0.56 g aralığında olan ve ilin kuzeyinde yer alan Yalvaç olurken; en düşük ivme değerine sahip ilçe ise 0.19- 0.21 g aralığında ilin güneyinde yer alan Sütçüler olarak tespit edilmiş.

    Sakarya Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nde Prof.Dr. Gündüz Horasan danışmanlığında yürütülen ve Serap Kızılbuğa tarafından gerçekleştirilen araştırmada, Sinan Akkar ve Zehra Çağnan ile Erol Kalkan ve Polat Gülkan tarafından yapılan araştırma verilerinden faydalanılarak, Isparta ilinin olasılıksal yöntem ile sismik tehlikesinin tahmini belirlenmeye çalışılmış.

    Bilim adamları Akkar ve Çağnan’ın 2010 Bağıntısına Göre Isparta İçin Tahmin Edilen Sismik Tehlike Değerleri çalışmasında, Akkar ve Çağnan tarafından geliştirilen ivme-azalım bağıntısı kullanılarak, Isparta ili için 475 yıllık tekrarlanma periyoduna karşılık gelen sismik tehlike değerleri hesaplanmış. Bu hesaplamalar doğrultusunda Isparta ilinin ilçelerine ait hesaplamalar ve bu hesaplamalar doğrultusunda elde edilen eş-ivme haritası şu şekilde oluşmuş:

    Çalışmada, tablo ve haritadaki bulgularla ilgili şu bilgi verilmiş: “Bu haritaya göre ivme değerleri 0,19 g ile 0,56 g arasında değişmektedir. İl merkezinden doğu ve güneydoğu yönüne doğru gidildikçe ivme değeri azalırken, kuzey ve kuzeybatı yönüne doğru ise ivme değeri artmaktadır. Isparta ili için hesaplanan en büyük ivme değeri ise ilin kuzeyini oluşturan Yalvaç ilçesinin kuzeyinde 0,44 g olarak bulunmuştur. İl sınırları içeresindeki sismik kaynakların bu ilçede yoğunlaşmış olması ve çalışma alanına düşen kaynak dağılımı da bu sonucu doğrular niteliktedir.”

    Bilim adamları Kalkan ve Gülkan tarafından yapılan 2004 Bağıntısına Göre Isparta İçin Tahmin Edilen Sismik Tehlike Değerleri çalışmasında da, araştırmacılar tarafından geliştirilen ivme-azalım bağıntısı kullanılarak, Isparta ili için 475 yıllık tekrarlanma periyoduna karşılık gelen sismik tehlike değerleri hesaplanmış. Bu hesaplamalar doğrultusunda Isparta ilinin ilçelerine ait hesaplamalar ve bu hesaplamalar doğrultusunda elde edilen eş-ivme haritası şu şekilde oluşmuş:

    Çalışmada, tablo ve haritadaki bulgularla ilgili şu bilgi verilmiş: “Elde edilen sonuçlara göre ivme değerleri 0,21 g ile 0,47 g arasında değişmektedir. Isparta ili için hesaplanan en büyük ivme değeri ise ilin kuzeyini oluşturan Yalvaç ilçesinin kuzeyinde 0,47 g olarak bulunmuştur. İlin kuzey kesimlerinin daha fazla tehlike altında olduğu gözlemlenirken ilin batısında yer alan Keçiborlu, Uluborlu, Senirkent, Gönen ilçeleri ve Atabey ilçesinin bir bölümü de ilin kuzey kesimine göre orta sınıf tehlikeli olarak değerlendirilebilir. En düşük sismik tehlike ise ilin güneyinde yer alan Sütçüler ilçesinde görülmektedir.”

    Araştırmanın sonuç bölümünde, %80’i 1. derece deprem bölgesinde olan Isparta ilinin 475 yıllık tekrarlanma periyoduna karşılık gelen en büyük yer ivmesi değerleri hesaplandığı ve Isparta iline ait eş-ivme haritası elde edildiği belirtilerek, analizler sonucunda çalışma bölgesinde en yüksek ivme değeri dolayısı ile de en yüksek sismik tehlikeli bölgenin en kuzeyde yer alan Yalvaç ilçesi olduğu, en düşük sismik tehlikeli bölgenin ise Sütçüler ilçesi olarak belirlenmiş. İlin kuzeyi ile kuzeybatı ve kuzeydoğusunda daha yüksek ivme değerleri gözlemlenirken güneye inildikçe ivme değerlerinin düştüğü gözlemlendiği belirtilmiş. Çalışmadan elde edilen sonuçların, Türkiye Deprem Bölgeleri Haritasındaki Isparta için verilen ivme değerleri ile karşılaştırıldığında özellikle ilin kuzeyi ve kuzeydoğusu için büyük bir uyum gözlemlendiği belirtilmiş.” Bu ve diğer veriler ele alındığında, ilçemiz Yalvaç’ın depremden etkilenme riskinin yüksek olduğu göz önüne alındığında, ilçemizdeki yapı stokunun bir an önce depreme dayanıklı hale getirilmesi için gerekli planlama ve çalışmaların yapılmasının elzem olduğu görülmektedir. Bölgemizdeki deprem riskiyle ilgili olarak Isparta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nce de şu bilgi paylaşımı yapılıyor:

    “Isparta İli Türkiye’nin deprem riski dağılım haritasında genel olarak birinci derecedeki deprem kuşağı üzerinde yer almaktadır. Nüfus olarak ise Isparta nüfusunun yaklaşık % 93’ünden fazlası 1. derece deprem bölgesinde, % 5-7 civarında bir oranı da 2. derece deprem bölgesinde yaşamaktadır.

    Isparta ili ve civarında tarih içinde birçok deprem meydana gelmiştir. 03-05 Mayıs 1875 tarihlerinde 6.9, 02-14 Mayıs 1890 tarihlerinde 5.2, 1901 yılında 6.4 büyüklüğünde çeşitli depremler olmuştur. Bu tarihsel depremler içinde en fazla can kaybı ve hasara neden olanı ise 03 Ekim 1914 tarihinde 7.1 büyüklüğünde meydana gelen depremdir. Bu deprem başta Isparta olmak üzere Burdur, Dinar, Gönen ve Atabey ilçelerinde ve deprem merkezine yakın diğer birçok yerleşim merkezinde oldukça etkili olmuştur. 1914 depreminde 2000’den fazla can kaybı olmuş ve 10.000 civarında aile evsiz kalmıştır.

    1914 yılından sonra Isparta ve yakınlarında meydana gelen onlarca depremden bazıları ise; 1925’te 5.9, 1933’te 6.0, 1964’te 5.7, 1971’de 5.9, 1995’te 6.1, 2002’de 6.4 büyüklüğündeki depremlerdir. 01.10.1995’te yaşanan Dinar (Afyon) depreminde Isparta İli’nde büyük hasar ve can kaybı görülmemiştir. 03.02.2002’de merkezi Sultandağı (Afyon) olmak üzere yaşanan depremde ise Yalvaç İlçesi yoğun olarak etkilenmiş, 17 yapı tamamen yıkılmış, 10 yapı orta derecede hasar görmüş, 234 yapı az hasarla kurtulmuştur.

    “Deprem öldürmez sağlam olmayan bina öldürür” gerçeğinden hareketle, Japonya gibi deprem ile yaşamayı öğrenmiş ülkelerde olduğu gibi mühendislik esasları ile inşa edilmiş ve yapı denetimi hizmeti almış binalardan oluşan kentsel dönüşümü tamamlamış şehirlerde depremin korkutucu sonucu insanlarımız tarafından hissedilmeyecektir.” (Haber Merkezi)

    Etiketler:
    • Yorum ekle

    Bu haberler ilginizi çekebilir!
    Yukarı Geri Ana Sayfa
    Etiketler