• Eğirdir Akpınar Gazetesi
    Haberler> > 1990’larda Göl Kıyısındaydı Şimdi 5 Kilometre Uzakta

    1990’larda Göl Kıyısındaydı Şimdi 5 Kilometre Uzakta

    1990’larda Göl Kıyısındaydı Şimdi 5 Kilometre Uzakta

    Fotoğrafta gördüğünüz Keçiborlu ilçesine bağlı Senir Köyü… 1990’lı yılarda Burdur Gölü’nün hemen kıyısında yer alan Senir, bugün göle 5 kilometre uzaklıkta. Burdur Gölü’nün her geçen gün biraz daha yok olmasını bu fotoğraf oldukça net anlatıyor. Burdur Gölü’nün kurtuluş planı ise kentin lağım sularının arıtılıp, göle aktarılması! Bu haber, Eğirdir Gölü’nü anlamak için açısından da oldukça önemli.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İlbank eliyle Burdur il merkezinde 45 milyon TL yatırım bedelli ileri biyolojik arıtma tesisi inşa edildiğini duyurdu. Bakan Kurum’un açıklamasına göre kentin atık suları bu tesiste arıtıldıktan sonra her geçen gün su kaybı süren Burdur Gölü’ne verilecek.

    Gazeteci Yusuf Yavuz’un haberine göre; Son 50 yılda su hacminin yarısına yakınını kaybeden Burdur Gölü Türkiye’nin uluslararası öneme sahip 14 Ramsar alanından biri. Ancak 1994 yılında Ramsar Alanı ilan edilen Burdur Gölü’nün adım adım kurumasının önüne geçilemiyor. Kapalı bir havzada yer alan gölü besleyen derelerin çoğunun üzerine göletler inşa edildi. Kuru tarımın yapıldığı bölgede bol su tüketen silajlık mısır, yonca, pancar ve ayçiçeği gibi tarım ürünleri yaygınlaştırılınca göl havzasında binlerce sondaj kuyusu açıldı. Bu sondaj kuyularının önemli bir kısmı ise kayıt dışı, yani kaçak olarak kullanılıyor. Sayıştay raporuna da yansıyan rakamlar, 2019’da Burdur Gölü çevresindeki kaçak sondaj kuyusu sayısının 722 olduğuna işaret ediyor. Ancak yerel kaynakların verdiği bilgiye göre bu rakamın yaklaşık 5 bin civarında olduğu öne sürülüyor.

    Burdur Gölü’nün kurumasının hızlandığı 2000’li yıllardan itibaren hem yerel kamuoyunda hem de ulusal ölçekte gölün kurtarılmasına yönelik farkındalık da arttı. Yerel belediye, sivil toplum örgütleri ve ilgili kamu kurumları çok sayıda etkinlik yaparak Burdur Gölü’nün kurtarılması için girişimde bulundu. Ancak aynı süre içinde göldeki çekilmenin ve su kaybının gözle görülür ölçüde artması da dikkat çekiyor.

    GÖLÜ BESLEYEN YÜZEY SULARINA GÖLETLER YAPILDI

    Bu süre içinde yeni gölet projeleri hayata geçirilerek bölgede sulu tarım teşvik edilirken bir yandan pahalı bir üretim modeline mahkûm edilen üreticiler mağdur oldu diğer yandan ise Burdur Gölü’nü besleyen su kaynakları göle ulaşamaz hale geldi. Yüzey alanları çoğalan suların daha çok buharlaşmaya maruz kalması da cabası.

    KARAKUYU GÖLÜNDEN SU TAKVİYESİ GÜNDEME GELMİŞTİ

    Burdur Gölü’nün kurtarılması için daha önce Büyük Menderes nehrinin ana kaynağı olan Dinar ilçesindeki Karakuyu Gölünden su takviyesi gündeme gelmişti. Ancak Büyük Menderes de kuruma riskiyle karşı karşıya olunca bu proje hayata geçirilemedi. Karakuyu Gölü’nün doğal sit alanı ve sulak alan statüleri bulunması da suyun başka bir yere aktarılmasının önüne geçiyor. Uzmanlara Türkiye’de büyük bir hata olarak uygulamaya konulan havzalar arası su transferlerinin ağır sonuçları yakın zamanda daha yakıcı biçimde kendini gösterecek.

    Burdur Gölü son yıllarda hızla çekiliyor. Fotoğraf, gölün 2015 yazındaki durumunu yansıtıyor.

    SU TAŞINMASI GÖLLERİ ÖLDÜRÜYOR

    Bunun çarpıcı örneklerinden biri yakın zamanda yaşandı. Hatalı su politikaları sonucu kuruyan Akşehir Gölü’ne Eber Gölü’nden su takviyesi yapılması, Akşehir Gölü’nü kurtarmaya yetmediği gibi Eber Gölünün de kurumasına yol açtı.

    BURDUR’UN ARITMA SULARI GÖLÜN TAKVİYESİNDE KULLANILACAK

    Hızla büyük bir kanserojen çukuruna dönme riskiyle karşı karşıya olan Burdur Gölünün tamamen kurumasının önüne geçebilmek için ortaya konulan yeni proje ise gölün kıyısındaki Burdur kentinin atık sularının arıtılarak göle verilmesi. Geçtiğimiz hafta Salda Gölü ve Burdur’u ziyaret eden Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Burdur’un arıtılan sularını Burdur Gölü’nün çekilen suyunun takviyesinde kullanacağız” ifadeleri dikkat çekti.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum geçtiğimiz hafta yaptığı Burdur ziyaretinde kentin arıtılan sularının gölün takviyesinde kullanılacağını duyurdu.

    45 MİLYONLUK ARITMA TESİSİ YAPILIYOR

    Bakan Kurum’un paylaşımına göre İlbank eliyle Burdur il merkezinde 45 milyon TL yatırım bedelli ileri biyolojik arıtma tesisi inşa ediliyor. Kentin atık suları bu tesiste arıtıldıktan sonra her geçen gün su kaybı süren Burdur Gölü’ne verilecek. Söz konusu arıtma tesisi projesinde Nisan 2020’de yüklenici firmaya yer teslimi yapılmıştı.

    GÖL KIYISINDAKİ KASABA BUGÜN GÖLE 5 KİLOMETRE

    Türkiye’nin yedinci büyük gölü olan Burdur Gölü, popülist politikalar, hatalı su ve sulak alan yönetimi ile idari ve toplumsal vurdumduymazlıkla geçen son 30-40 yılda ölüm döşeğine yattı. 1990’ların başında Keçiborlu’ya bağlı Senir kasabası Burdur Gölü kıyısında yer alıyordu. Bugün göl Senir’den 5 kilometre uzaklıkta. Adını aldığı gölün kıyısındaki Gölbaşı köyü ise Burdur Gölünden 20 kilometre uzaklıkta.

    KURUYAN GÖLÜ ARITILMIŞ LAĞIM SUYU İLE TAKVİYE ETME AYIBI

    Türkiye, belki de son yılların en kurak yazına Göller Bölgesinin kalbinde yer alan, ülkenin en büyük göllerinden birini lağım suyunu arıtarak yaşatmaya hazırlanıyor. İleri biyolojik arıtma tesisi çok önemli bir kazanım ancak gölün kurtuluşu için kendin atık sularına umut bağlanması da bir o kadar trajik. Bu ayıp, en başta son 20 yıldır adı birkaç kez değişen ve son olarak Tarım ve Orman Bakanlığı adını alan bakanlık ile buna bağlı DSİ’nindir. Ancak yerel yönetimler, iş dünyası ve sorumsuzca popülist su politikalarını köpürten milletvekillerini alkışlayan yerel halk da bu ayıbın ortağıdır. (HABER MERKEZİ)

    Etiketler:
    • Yorum ekle

    Bu haberler ilginizi çekebilir!
    Yukarı Geri Ana Sayfa
    Etiketler