• Eğirdir Akpınar Gazetesi
    Haberler> > “Göl Yaşamazsa, Sen De Yaşamazsın”

    “Göl Yaşamazsa, Sen De Yaşamazsın”

    “Göl Yaşamazsa, Sen De Yaşamazsın”

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), Eğirdir Gölü’nün kuruyarak yok olmasına karşı yetkililer hakkında suç duyurusunda bulundu.

     

    HKP, Eğirdir Cumhuriyet Başsavcılığı’na Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Yusuf Kandazoğlu, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu Üyeleri, Devlet Su İşleri 18.Bölge Müdürü Mahmut Berber ve diğer görevliler hakkında suç duyurusunda bulundu.

    HKP avukatları tarafından savcılığa verilen dilekçede yetkililerin, “Temel Milli Yararlara Karşı Faaliyette Bulunmak Üzere Yarar Sağlama”, “Görevi Kötüye Kullanmak”, “Anayasayı ihlal”, “Çevre ve Milli Parklar Kanununa Muhalefet”, “Eğirdir Gölü Özel Hükümlerine Muhalefet”, “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’ne Muhalefet” suçlarını işlediklerini iddia ettiler.

    Eğirdir Kaleönü’nde bir araya gelen HKP üyeleri, “Eğirdir Gölü Halkındır, İnsana, Hayvana, Çevreye, Doğa ve Yeşile Düşman Olanların İnsafına Bırakılamaz” yazılı pankart ve “Gölü Guruduyolaa! Yetti Garii! Haden Gari!”, “Göl Yoksa Elma Yok! Balık Yok! Kerevit Yok!”, “Göller Bölgesinin ‘çöller bölgesi’ olmasına izin vermeyeceğiz!” yazılı dövizler açtı.

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) adına basın açıklamasını HKP Yöneticisi Prof. Dr. Özler Çakır yaptı. Daha sonra Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici ve HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak’ta açıklama yaptı.

    “EĞİRDİR GÖLÜ SON NEFESİNİ VERMEK ÜZERE!”

    Çakır, “Burada bir cinayet işleniyor! Bu cinayetin faili, hemen öldürmüyor kurbanını. Yıllardır ona tarifsiz acılar çektiren işkenceler yapmakta. Onun canhıraş çığlıkları, haykırışları umurunda bile olmuyor. Hatta öldürücü son darbeleri daha bir kinle, daha bir nefretle vuruyor ha vuruyor. Kurban can çekişiyor artık. Son nefesini vermek üzere! Çığlıklarını duyuyoruz ve yüreklerimiz dağlanıyor.  Çünkü kurban, bizim geçmişimiz ve geleceğimiz; çünkü kurban, bizim can suyumuz; çünkü kurban,  bizim ‘Yedi Renkli Eğirdir Gölü’müz!” ifadelerine yer verdi.

    “PARABABALARI, TABİATA VE TARİHE HİÇ SAYGI DUYMAMAKTADIR”

    Çakır, “Ya katili kim bu hunhar cinayetin? İçinde yaşadığımız Parababaları düzeni! Gözünü kâr hırsı bürümüş Parababaları, yalnız insana değil Tabiata ve Tarihe hiç saygı duymamaktadır. Sevgi beslememektedir. Bu sebeple de şehirlerimizin Tarihi dokusunu, yeşil alanlarımızı, denizlerimizi, göllerimizi, nehirlerimizi, dağlarımızı tahrip etmektedir. Sözün özü, bizi sarıp sarmalayan, yaşam kaynağımız olan coğrafyayı, doğayı katletmektedir bu kasalarını doldurmak için her yolu mübah sayan, Para ve kâr tanrısına tapınan Parababaları!” ifadelerine yer verdi.

    “GÖLÜN EKOLOJİK YAPISI TAHRİBATA UĞRATILIYOR”

    Çakır, “Ama ne acıdır ki bugün Eğirdir Gölü yok oluyor. Çünkü gölün ekolojik yapısı, müdahalelerle tahribata uğratılıyor. Bilim dışı, bilinçsizce yapılan balıklandırma, göldeki doğal canlı çeşitliliğini yok etti. Ne yazık ki artık gölde ne kavinne, ne sazan ne de çapak bulmak mümkün değil. Rant uğruna göl kıyı ihlalleri yapılmakta. Gölden içme suyu kullanımının dışında vahşi sulama ile aşırı oranda su çekilmekte. Gölün su bütçesi korunmadan kanallar, pompaj ve yüzey akışıyla aşırı oranda su alımları yapılmakta.  Gölün su kaynaklarının, gölü besleyen derelerin büyük bir kısmının, yağmur–kar yağışlarının oluşturduğu yüzey sularının önüne baraj ve göletler yapılarak bu suların göle ulaşması olanaksız hale getirilmekte. Gölü besleyen dere, çay ve yüzey sularının önüne çok sayıda gölet-baraj yapımı ve HES’lere su verilmesi nedeniyle, beslenmesi için gerekli sular ne yazık ki göle ulaşamamakta. Eğirdir Gölü önceki yıllardaki su hacminin neredeyse %70 ni kaybetmek üzere. Göl yüzeyi yaklaşık 100 km2 azalmış durumda. Tarım, sanayi ve evsel atıklarının fütursuzca göle bırakılması, gölün bir atık alanı olarak kullanılması gölde ağır metallerin birikmesine, kimyasal ve biyolojik kirliliğin ve gölün dip çamurunun giderek artmasına yol açmakta. İçme suyu olarak kullanımının tehlikeli olduğu bilimsel raporlarla ortaya konmakta” dedi.

    “EĞİRDİR GÖLÜ ÖZEL HÜKÜMLERİ HİÇE SAYILMAKTA”

    Çakır, “1983 yılından bu yana Eğirdir Gölü ile ilgili çıkarılan İçme Kullanma Yönetmelikleri ile Çevre Kanunu; 1996’da, Çevre ve Orman Bakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ile Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’nün ortak kararı ile Eğirdir Gölü’nün doğal sit alanı (Eğirdir Gölü’nün 1’inci, 300 m kıyı şeridinin de 3’üncü dereceden sit alanı) ilanı kararı ve 2012 yılında özel olarak çıkarılan Eğirdir Gölü Özel Hükümleri gibi koruyucu yasa ve yönetmelikler hiçe sayılmakta” ifadelerine yer verdi.

    “GÖL YAŞAMAZSA, SEN DE YAŞAMAZSIN”

    Çakır, “Eğirdir Gölü’ne sahip çıkmak, ekonomine, sağlığına, turizmine ve kendi yaşama hakkına sahip çıkmak demektir. Göl yaşayamazsa, sen de yaşayamazsın. Tabii bu sorunların bütüncül çözümü, nihai olarak iktidar meselesine dayanıyor. Sorunun çözümü, ülkemizin, yeraltı ve yer üstü kaynaklarımızın yerli-yabancı Parababaları tarafından sömürülmesine, talan edilmesine son verecek; doğaya, çevreye, hayvana, insana dost bir iktidar için örgütlü mücadele vermekten geçiyor. Demokratik Halk İktidarını kurmaktan geçiyor. Böylesi bir iktidar mücadelesi için, halkın gerçek dostu siyasi önderlikle, Halkın Kurtuluş Partisi ile buluşmaktan geçiyor” dedi. HKP Yöneticisi Özlem Çakır, parti programından örnekler vererek basın açıklamasını bitirdi.

    “EĞİRDİR GÖLÜ’NÜN KURUMASI BİR FELAKETTİR”

    Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici,“Giresun Katliamı’nda ölen insanlarımıza, yaralananlara orada çok aciz durumda kalan devletimizinde yardım etmiş olduğu insanlara geçmiş olsun diyelim. Fakat şunu bilmeliyiz ki, bu insanların yaratmış olduğu bir felakettir, doğal felaket kesinlikle değildir. Aynı felakette Eğirdir’de yaşanıyor. Eğirdir Gölü’nün de kuruması bir felakettir. Göller iyi yönetilirse, bolluk bereket getirir fakat göller kötü yönetilirse kıtlık felaket getirmektedir” ifadelerine yer verdi.

    “SİZDEN OY İSTEMEYE GELMEDİ, SİZE SİZİ ANLATMAYA GELDİ”

    HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak, “Değerli Eğirdirliler, Aslında bu anlatılan sizin hikâyeniz Eğirdir çöl olmasın, Eğirdir’de yaşam bitmesin diye bu hikâye’yi anlatmaya geldik size. Bugüne kadar gelmedik, seçim zamanlarında hiç görmediniz bizi diğer partilerin hepsi oylarınızı almaya geldi. Ama yanı başınızda ilçeye hayat veren gölün kurumasıyla ilgili nasıl siyasi manipülasyonlarını da Sayın Erol Kesici çok güzel şekilde anlattı. Yani artık gökten yağan yoğun yağmurlara umut bağlayacak kadar zamanı kalmamış bu gölün onun için Halkın Kurtuluş Partisi sizden oy istemeye gelmedi, size sizi anlatmaya geldi” dedi.

    Açıklama sırasında, “Eğirdir Gölü Kurumasın”, “Göl Yoksa; Elma yok, Balık yok, Kerevit Yok” “Göl Hayattır Kuramasın” sloganları atıldı. HABER MERKEZİ

     

    Etiketler:
    • Yorum ekle

    Bu haberler ilginizi çekebilir!
    Yukarı Geri Ana Sayfa
    Etiketler